ben kimim?

 

Ben kim olduğumu biliyorum da belki siz bilmiyorsunuz. Kısaca anlatayım. Net olarak hatırlamamakla birlikte; ıslak, kaygan ve muhtemelen üşür bir vaziyette aydınlığa çıktığımda takvimler 1969'u gösteriyordu. Alayından alaylıyım. Yani bir müzik okuluna falan gitmedim, kendi kendimi yetiştirdim. Onun yerine TED Ankara Koleji'nden mezun oldum, her nedense ODTÜ Makine Mühendisliği'ni bitirdim. 'Müziğe küçük yaşlarda mandolin ve gitar çalarak başladım' gibi saçma sapan sözler sarf etmek istemem. Müzikle ciddi anlamda ilgilenmeye başlamam esasen rock'la tanıştığım 17 yaşıma denk gelir. İlk şarkı denemelerimin rezalet olduğunu itiraf etmeliyim. Sağolsun üst komşumuz az kalorifere vurmadı. Şarkılarım ancak 20'li yaşlarımın başında dinlenebilir bir hal aldı diyebilirim. Müzikal görüşüm ve becerilerim benimle birlikte olgunlaştı. Malum, öğrencilik yıllarımda grup kurmalar, konser vermeler.. Yazları da Kaş'a gider çalardım. O zamanlar saçım bir hayli uzundu, şimdiki gibi kel değildim. 23 yaşımda mezun olduğumda tüm yapımcılar beni bekliyor sanmıştım, öyle değilmiş. 'Ben de şansımı Pop Show ve Kuşadası Altın Güvercin şarkı yarışmalarında denerim' dedim. Aslında fena da gitmedi; birinde finale kaldım, diğerinde üçüncü oldum. Her nedense 'artık tamamdır' kanısına kapıldım. Lakin bu yarışmaların yarışmacılardan çok organizatörlere fayda sağladığını kavramam pek uzun sürmedi. 'Galiba bu işler Ankara'dan yürümüyor, ben en iyisi İstanbul'a gideyim' dedim. "Netekim" 26 yaşımda İstanbul'a yerleştim. Yine aynı şekilde uğraştım, demolar hazırladım, "ilgililerle" görüştüm.. Olmayınca olmuyor. Kendi şablonumda müzik yaparak hak ettiğim hayatı süremeyeceğimi net olarak anladığımda artık 28 yaşıma gelmiştim. 'Madem öyle işte böyle' diyerek ben de o zamana kadar müzikle paralel yürüttüğüm ve ekmeğimi kazandığım iş hayatına ağırlık verdim. Kısacası paralelden asimetrik paralele geçiş yaptım. Çeşitli denemelerden sonra doğru kadını buldum ve 30 yaşımda evlendim. 32 ve 36 yaşlarımda iki kez baba oldum. Hala evliyim, hala babayım. Çok şükür. Yoğun iş ve aile hayatım sebebiyle [aslında daha çok küskünlükten] zaman zaman kesintiye uğratsam da, müzikten hiç kopmadım.

Bu sitede duyduğunuz ve gördüğünüz her şey benim başımın altından çıktı. Yazdım, düzenledim, çaldım, söyledim, kaydettim, buraya koydum. Eserlerimin kayıt, mix ve mastering işlerini mevcut imkanlarla evimde yapıyorum. Biraz mecburiyetten, biraz sevdiğim için, biraz da öğrenme hevesimden. Kurda 'neden ensen kalın' demişler, 'nerem ince ki' demiş. Yok öyle değildi galiba. Her neyse!